Hatay Eczacı Odası
 
 
 
 
Duyurular Değerli meslektaşım; İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı tarafın...
Duyurular Değerli meslektaşım; Antakya Rotaract Kulüp katkılarıyla Çukurova Devlet Senfoni Od...
Duyurular Sevgili Meslektaşım Kurban Bayramında Mil puanlarla Meksika/Guatemala/Hondur...
Duyurular Sevgili meslektaşım 19-25 Ocak 2018 tarihleri arasında (sömestr 2018 ) Hİ...
Duyurular 4.ULUSAL BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI VE PROBİYOTİK KONGRESİ ...
Duyurular Sevgili Meslektaşım Kurban bayramında mil puanlarla küba turu düzenlenm...
Tüm Duyurular
 
Nöbetçi
E-Pano
Açık
E-Pano
Kapalı
  ODA BAŞKANIMIZIN TEB 38.DÖNEM II.BÖLGELERARASI TOPLANTI KONUŞMASI

Sayın Başkanım, TEB Merkez Heyetinin Değerli Yöneticileri , Eczacı Odalarının Değerli Başkanları ve Yöneticileri sizleri Hatay Eczacı Odası adına saygıyla selamlıyorum. Bu güzel toplantıya ev sahipliği yapan Afyon Eczacı Odası Başkanı Sevgili Melih’e teşekkür ediyoruz.

TEB Merkez Heyeti, Eczacı Odası Başkan ve Yöneticileri eczacılık mesleğini daha ileri noktalara götürmek, mesleğin sorunlarını hızlı bir biçimde çözmek için çaba sarf ediyorlar. Bu aynı zamanda görev tanımları içerisinde var. Sorunun biri bitiyor, bir diğeri yakıcı bir biçimde kendini hissettiriyor.

Çok uzun zamandır üzerinde birçok yöneticinin emeği ve hakkı olan eczacılık yasası meclisten geçti. Yansımalarını ileriki yıllarda göreceğimiz bir yasamız oldu. Yeni yönetmeliğin çıkmasıyla tamamlanmış olacak. Eczane sınırlamasıyla mevcut eczaneler önümüzdeki birkaç yıl sonra daha değerli hale gelecek. Eczacılık Fakültesini öğrenciler artık daha iyi düşünerek, bilerek (ailede eczacı olanlar) tercih edecekler. Birçok olumlu yanı olmasına rağmen unutulmaması gereken bir gerçek var ki oda; eczane açamayıp ta yığılmalar başladığında bu yığınların sesine siyasilerin nasıl bir tepki vereceği konusu unutulmamalıdır. Bizlerde bu yığılmaları önleyecek tedbirleri almak zorundayız. Bunlardan birincisi eczacılık fakültelerine kontenjan sınırlaması , İkincisi ise eczacılara emeklilik olmalıdır. Kısacası yasaların delinme ihtimali.

2012 yılı sözleşmesi geçmiş sözleşmelerle kıyaslandığında mutlak daha iyi. Esasında her sözleşme öncekinden iyi olmak durumunda. Geçmişte de böyle olmuştur. Sözleşme fesih ve cezai şartlar bölümün de etik çalışan, işinin başında olan eczacı açısından olumlu gelişmeler barındırmaktadır.

Ancak bir sözleşmenin ana ruhu eczane ekonomisine katkısıdır. İleriki dönemlerde artacağını ve gelişeceğini umduğumuz 0,25 TL, alt dilimdeki ‘0’ ıskonto yapan eczane yelpazesinin genişlemesi pozitif gibi görünse de yüksek cirolu eczanelerin artan ıskonto oranları bu eczanelerin finans yükü ve stok maliyeti de düşünüldüğünde hiç de olumlu bir gelişme değildir.

2011 yılı sonunda ilaçta yaşanan gelişmelerin 2012 yılı ortalarında eczane ekonomilerinde can yakıcı etkisini göstereceğini söylüyorduk ve bugün eczane ekonomileri tam anlamıyla can pazarı haline gelmiştir.   

 ‘ECZANELER YANGIN YERİ

                                   FAKAT UMUDUMUZU YİTİRMEDİK’

Hepinizin hatırlayacağı gibi TEB Büyük Kongresinde kayıpların ödenmesi ile ilgili sözler verilmesine karşın bugün eczaneler stok zararlarının tamamını telefi edememişlerdir.

Yine o dönemde artan KKİ oranları ve ilaç fiyat düşümünün etkisiyle ilaç sanayi geçmişte uğruna eczane kapatma eylemi yaptığımız % 4 – 7 oranındaki ticari ıskontoları sıfırlamışlardır. İşte tam bu andan itibaren eczane ekonomileri hızlı bir şekilde erimeye başlamıştır. Herkesin malumu eczaneler ilaç fiyat karanamesindeki bu karlılıkla ayakta kalamazlar. Son eczane analizleri de bunu göstermektedir.

Çözüm yine İFK nin içerisindedir.

Artık ilaç sanayisi ile yönetimsel kavgayı bir tarafa bırakıp sorunların çözümümde ortaklaşabilmeliyiz. Kamunun ve ilaç sanayisinin uygulamadığı iki kararname.  € artışına bağlı olarak ilaç sanayisinin uzunca bir süredir haklı olarak talep ettiğini ilaç fiyatlarının belirlenmesi isteği eczanelere can suyu niteliğinde olacaktır. İkincisi ve eczane ekonomilerinin hızla eriten KKİ artışları her yıl ve her cuma yaşadığımız İ.F düşüşleri.  Kararnamede bu zararın ilaç sanayisi tarafından karşılanacağı belirtilse de ilaç sanayi bu zararı karşılamadığında kimin ne şekilde bunu sanayiden alacağı, sanayi üzerine nasıl bir yaptırım uygulanacağı kararnamede yer almamaktadır..  Geçmiş yıllarda da İ.F düşüşleri tartışmalı ve belirsizliklerle doluydu.  Bir kısım firmalar eczanelerin zararlarını eksikte olsa karşılamışlardır. Ancak bugün yapılması gereken İFK de fiyat değişikliği 45 gün sonra uygulamaya geçmelidir metodunu oluşturmaktır. Bu sayede eczane stokları eriyeceği gibi eczane siparişlerindeki azalmadan kaynaklı sanayinin düşük fiyatla satışa 45 günü beklemeden başlamasıyla eczaneler 45 gün boyunca birçok ürünü düşük fiyatla alıp mevcut fiyatından satacakları için kayıpları olmayacağı gibi canlandırıcı etkisinde olacaktır. Ve yıllardır önce anlamakta zorlandığımız bugün ise kurtulamadığımız KKİ meselesinde örgüt politikamızı KKİ yükünü bizim üzerimizden alın, PSF ilacın fiyatı olsun kamu dönüp dönemsel olarak ilaç sanayinden bunu tahsil etmeli olmalıdır. Bu olmuyorsa kamuya şunu söylememiz gerekiyor ‘ya aldığımızı verelim ya da verdiğimizi alalım’. Sorunlar bugün hemen çözülmez. Ancak doğru politikalar doğru sonuçlar verir. 

Beni dinlediğiniz için teşekkürler.

17.12.2012
Haber okuma sayısı: 4955



RSS Akışı
   
EDAKOM YAZILIM BİLGİSAYAR LTD.ŞTİ.